MİKRORİNOPLASTİ / MİNİRİNOPLASTİ

Rinoplasti 1930’larda uygulanmaya başlayan bir cerrahi tekniktir. İlk uygulamalar büyük kemerli burunların küçültülmesi için yapılmış, kıkırdak ve kemiğin cömertçe çıkarılması, istenen neticeleri vermekle birlikte geç dönemde solunum zorluklarına ve estetik açıdan kötü sonuçlara yol açmıştır. Burun anatomisinin öneminin anlaşılması, daha ince tekniklere ve burun anatomisini koruyarak burun şeklinin oluşturulmasına yönelmeye yol açmıştır. Bu nedenle, hem cerrahi teknikler gözden geçirilmiş hemde daha zarif cerrahi aletler kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca, anestezi tekniklerinde ilerlemeler ve yeni bulunan bazı ilaçlar ameliyat sonrası hasta konforunun daha iyi olmasına yol açmıştır. Bu uygulamalar , yıllar içinde gelişerek devam etmiş ve her geçen gün iyileşme sürecini hızlandıran ve kişinin bir an once günlük hayatına dönmesini sağlayacak şekilde geliştirilmişlerdir.

Bu çabalar artarak devam etmekle birlikte, burun ameliyatlarında devrim olarak adlandırılabilecek temel bir değişiklik yoktur. Burun ucu kıkırdaklarının şekillendirilmesi, burun sırtındaki kemiğin biçimlendirilmesi, gerekirse yumuşak dokuda yapılan işlemler, zayıf noktalara kıkırdak doku ilave edilmesi ameliyatın temel özellikleridir. Sadece kişinin gereksinimlerinin belirlenmesi ile ve simulasyon çalışması denilen resimler üzerinde ameliyat planının kişiyle birlikte gerçekleştirilmesi , cerrahi uygulama sırasında olabildiğince az travma ile değişikliklerin yapılması modern rinoplastinin esasıdır. Rinoplasti ameliyatı sırasında, onlarca alet kullanılmakta ve her bir alet farklı bir işlem için ayrıntılı bir şekilde dizayn edilmektedir. Burun sırtının yapısına bakıldığında, sanıldığının aksine kıkırdak doku çoğu zaman kemik dokudan daha fazladır. Burun sırtının küçültülmesinde, gene sanıldığının aksine, kıkırdak dokuda daha belirgin değişiklikler yapılması gerekebilir ve kıkırdak dokusu en iyi keskin aletlerle şekillendirilebilir.

Kemik değişiklikleri içinse törpüler, testereler, keskiler ve elektrikli keskiler kullanılabilir. Bu aletlerin hangisinin kullanıldığı cerrahın tecrübesi ve öncelikleri ile ilgilidir. Burun sırtındaki kemiğin keskin bir keski ile kesilmesine burnu kırmak, elektrikli keski ile yapılmasına ise burnu kırmadan burun ameliyatı-mikrorinoplasti demek ve bu uygulamayı rinoplastide devrim diye tanıtmak bilimsellikten uzak, reklama dönük bir çabadır. Bu adlandırmaların zamanla daha da gelişeceğini, mini-mikrorinoplastiyi, supermicrorinoplasti, magicrinoplasti gibi isimlerin izleyeceğini tahmin etmek kehanet sayılmaz.

Ana Sayfa | Prof.Dr. Metin Yavuz | Burun | Yüz | Meme | Vücut | Rekonstrüktif Cerrahi | Ameliyatsız Yöntemler | İletişim | Site Haritası
Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.