MEME DİKLEŞTİRME (MASTOPEKSİ)

Meme dikleştirme ameliyatı memenin büyüklüğü ile ilgili önemli bir sorun olmamasına karşın, sarkmış olan memenin toparlanması amacıyla yapılan ameliyatları kapsar. Memenin sarkmasına yol açan çok çeşitli faktörler mevcuttur. Emzirme, kilo alıp verme, yaşlanma ve yer çekimi gibi faktörler zaman içinde kadın göğsünde bir sarkmaya yol açarlar. Ayrıca deri elastikiyeti de kaybolmuşsa göğsün hem şekli değişir, hem de sarkma artarak devam eder. Meme dikleştirme ameliyatları bu problemleri azaltmak ya da ortadan kaldırmak amacıyla yapılan ameliyatlardır.

Meme dikleştirme ameliyatları göğsün normal boyutlarına ulaşmasında bazen tek başına yeterli olmayabilir. Eğer meme dokusunun yetersiz olduğu düşünülüyorsa, meme dikleştirme ameliyatı sırasında, meme protezi ilave edilerek arzu edilen sonuca ulaşılabilir. Örneğin göğsün büyük ve ağır olması, bu ameliyattan elde dilecek sonucun kalıcılığını zorlaştırır. Bu yüzden meme dikleştirme ameliyatıyla elde edilebilecek neticelerin ayrıntıları ameliyat öncesinde mutlaka konuşulmalıdır.

Meme dikleştirme ameliyatlarına alternetif olabilecek çarpıcı bir yöntem yoktur. Bu ameliyat yapılmayarak, destekleyici bir südyen giyilmesi alternatif uygulamalar olarak sayılabilir. Eğer meme ileri derecede büyükse küçültülmesi, kalıcı bir sonuç elde edilmesi açısından yararlı bir yöntemdir.

YÖNTEME AİT RİSKLER

Her cerrahi girişimde olduğu gibi, meme dikleştirme ameliyatlarında da bazı riskler ve komplikasyonlar oluşabilir. Bunlar oldukça nadir olmakla birlikte mutlaka doktorla tartışılmalı ve iyi bir şekilde değerlendirilmelidir.
Ameliyat sırasında ve sonrasında karşılaşılaşılabilecek komplikasyonlar şunlardır;

1.Kanama: Çok nadir olmakla birlikte, meme dikleştirme ameliyatları sırasında ya da sonrasında kanama oluşabilir. Ameliyat sırasında dren kullanımına rağmen bir kanama söz konusuysa, bunun boşaltılması için ilave bir işlem gerekebilir. Aspirin ve bazı antienflamatuar ilaçların işlem öncesinde 10 gün süreyle kullanılmaması, kanama riskini azaltan bir faktördür.

2.Enfeksiyon: Bu tip ameliyatlarda son derece nadirdir. Eğer oluşacak olursa antibiyotik kullanılması ve ek olarak küçük cerrahi bir girişimler gerekebilir.

3.Meme ucu ve deri duyusundaki değişiklikler: Ameliyat sonrası ilk dönemlerde meme ucu ve göğüste duyu değişiklikleri beklenen bir durumdur. Kalıcı duyu kaybı ise son derece nadirdir.

4.Eğer kullanılacaksa meme implantlarıyla ilgili komplikasyonlar ayrı bir form halinde size verilecektir.

5.Ameliyat izleri: Tüm cerrahi işlemlerde az ya da çok bir miktar iz kalır. Yara iyileşmesinin iyi olması ve gerginliğin az olması ameliyat sonucunu olumlu yönde etkiler. Gergin dikişler ve kişinin kötü nedbeye eğilimli olması, daha belirgin izler kalmasına yol açabilir. Bazen bu izlerin düzeltilmesi için bir yıldan önce olmamak koşuluyla ilave cerrahi girişimler gerekebilir.

6.Ameliyat sonrası göğüs bölgesinde bazen uzun sürebilecek sertlikler görülebilir. Bunların görülme sıklığı net olarak bilinmemekle birlikte nadiren cerrahi girişim gerektirebilirler.

7.Elde edilen sonucun istenildiği kadar iyi olmaması: Meme dikleştirme ameliyatlarında zayıfta olsa böyle bir ihtimal vardır. Deri elastikiyetinin yetersizliği ve ameliyat sonrasında önemli kilo değişikliklerinin olması buna yol açabilir. Bu durumda, belirli bir süre geçtikten sonra, meme dikleştirme ameliyatının tekrarlanması gerekebilir.

8.İyileşmede gecikmeler ve yara ayrışmaları: Bu durum son derece nadir olmakla birlikte özellikle sigara kullananlarda daha sık karşımıza çıkabilir. Çoğu zaman pansumanlarla yaranın takibi yeterli olurken, bazen de ilave cerrahi girişimler gerektirebilir.

9.Asimetriler: Göğüslerde asimetriler nadir rastlanan bir durum değildir. Bu ameliyatlar sırasında asimetriler en aza indirilse bile, bazen iki göğüs arasında farklılıklar oluşabilir. Bu farklılığın giderilmesi için ilave bir girişim gerekebilirler.

10.Alerjik reaksiyonlar: Ameliyattan sonra kullanılan pansuman malzemelerine, bantlara ve bazı ilaçlara karşı (özellikle alerji yapmayan malzemelerden seçilseler bile) alerji oluşabilir. Bu durumda bazı ilaçların kullanımı gündeme gelebilir.

11.Cerrahi anestezi: Local veya genel anestezi ile ilgili oluşabilecek problemler size anestezist tarafından anlatılacak ve bilgi verilecektir.

12.Cerrahi uygulamada meme dikleştirme ameliyatından bağımsız olarak, göğsünüzde bazı hastalıklar veya meme kanseri oluşabilir. Bu nedenle her kadının belli bir yaştan sonra göğüslerini muayene ettirmesi ve mamografi, ultrason gibi görüntü yöntemlerinden yararlanması gerekmektedir.

13.Gebelikler ve emzirme: Meme dikleştirme ameliyatlarının gebelik ya da meme ucuyla beslenmeye karşı herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Sadece zamanlamanın ameliyattan hemen sonra olmamasına dikkat edilmelidir. Gebelikte aşırı kilo alımına bağlı olarak göğüs derisinde çatlamalar ve sarkmalar oluşabilir. Bunlar hazırlıklı olunması gereken durumlardır.

Meme dikleştirme ameliyatları sırasında değişik cerrahi teknikler kullanılır. Bu ameliyatlar sadece meme başının cevresinden yapılacak bir kesi ile gerçekleştirilebileceği gibi, bazen memenin altında düz bir çizgiyle, ya da ters t adını verdiğimiz bir çizgiyle yapılması gerekebilir. Deri elastikiyetinin yapısı, göğsünüzün yapısı ve arzu edilen sonuç bu tekniklerin belirlenmesinde önemli birer faktördür. Kullanılan tekniğe bağlı olarak meme dikleştirme ameliyatlarında iz kalması söz konusu olabilir.

Ana Sayfa | Prof.Dr. Metin Yavuz | Burun | Yüz | Meme | Vücut | Rekonstrüktif Cerrahi | Ameliyatsız Yöntemler | İletişim | Site Haritası
Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.